Blog yönetimi  

Doğal Denilen İlaçlar Gerçekten Zararsız mı?

0 Yorumlar
528

Son yıllarda hemen her yer de, bir çok ek gıda ya da tedavi destek ürününü görür olduk. Bu ürünlerin satılabilmesi için sanrım 2 şart var. Bunlardan ilki “yarar sağlayabilir” ibaresi olması diğeri ise sağlık bakanlığı tarafından değil ama tarım bakanlığı tarafından izinli olmalarıdır. Çünkü bunlar gıda takviyesi adı altında ruhsat almaktadır.

Klasik tıp alanında umduğunu bulamayan insanımız doğadan geldiğini ifade eden bu tip ürünlere, zaten yapısında olan yatkınlıkla, sempati göstermektedir. Herkesin mutlaka ya dedesi ya da ninesi, bir takım otlar toplar bunları bir takım kaynatma vs. işlemlerinden geçirip hasta olanlara verirdi. Zaten kullanılan ilaçların kökeni de bu doğal otlar değil miydi. Nane çok iyi bir nefes açıcıydı. Meyan kökü şöyleydi, ıhlamur böyleydi. Hele ebegümecinin yararları saymakla bitmezdi. İşin güzel tarafı bunlar ortaya örnek olarak kondukça herkesin keyfi gelir, bir anda tüm sağlık sektörü insanların sağlığını elinden almaya çalışan üçkağıtçı, kandırıkçı bir hal alıverirdi.

(Bu tip maddelerin yararını tamamen göz ardı etmek niyetinde değilim. Hepsinden yarar sağlanabilir ama gerekli şekillerde.)

Doğal olan bir takviye nasıl zararlı olabilirdi ki?

İşin garibi bu ürünleri bir ay kullanmak işe yaramıyordu. Yani, etkisini hemen göremiyordunuz. Yaklaşık 6 ay kadar kullanmanız gerekliydi.

Hele bu ürünler fabrikasyon değilde, ham halindeyseler daha güzel olurdu. Ama bu ham hallerini bulmak için belli yerlere gidilmesi gerekirdi. Bir tutam şundan, bir tutam bundan alınırdı. Ancak bunları bazı mistik sayılarla işlemlerden geçirmek gerekliydi. 3, 5, 7 sayıları sanırım en yaygın kullanılanlardandır. 7 sayısı çok iyi bir sayıdır. Sık kullandığımız, haftanın gün sayısı olması ve çoğu insanın farkında olmadığı halde içinden en çok tuttuğu sayıdır. Bu nedenle kişilere sempatik gözüken doneler kullanmak insanların inanmaları, dolayısı ile kolay satılmaları için gereklidir.

7 dakika kaynamaları, 7 gün belletilmeleri, günde 3 defa aç karına içilmeleri vs. gereklidir.

Gıda takviyesi adı altında tarım bakanlığından izin alan bu ürünler, izin alınmasını takiben aslında ne kadar yüksek tedavi edici olduklarını ortaya koymaya başlarlar. Bir anda sizin çare bulamadığınız sorunlara çare olduklarını iddia etmeye başlarlar. Peki hangi hastalıklardır bunlar? İnsanların en çok sıkıntı duydukları. İsterseniz birlikte sıralayalım;

Öncelikle cinsellik olmalı; iktidarsızlık, vajinismus, erken boşalma vs..

Diyabet olmazsa olmaz. Çok iyi şeker düzenleyici özelikler sunmalı.

Tansiyona iyi gelmeli.

Birçok insanda hemoroid vardır. Dolayısı ile hemoroide de iyi gelmelidir.

Deri hastalıkları vs. şeklinde gider…..

Kadınlarımızdaki kabızlık unutulmamalı.

Uykusuzluk tüm şehirlilerin sorunu…

Erkeklerdeki saç dökülmesi mutlaka eklenmeli..

 

Bu liste uzar gider…..

 

Bu ürünleri kolayca satmak için eczacı ve hekim kontrolünden çıkarmak gerekir. Dolayısı ile halka hekim ya da eczacıya danışmadan alabilmeleri için gerekli endikasyonlarını sunmak lazım. Yan etkileri açısından da “zaten doğal” dedik mi alınması gereken önlem de olmadığından insanların kendi başlarına almalarında ne sıkıntı olabilir ki?

Annem felç geçirdikten sonra kabızlık başladı. Normalde çok ilaç kullanıyordu ve bende kabızlığı için ilaç olmayan bir yaklaşım aradım. Bitkileri ve diğer ajanları gerek fitoterapi gerekse başka alanlardan inceledim. İçlerinde annemin durumuna zarar vermeyecek bir ajan bulamadı. Çünkü annem warfarin kullanıyordu ve birçok bitki ise bu ilaçla etkileşiyordu. Kabızlıkla uğraşırken kanama ya da pıhtılaşma riski ortaya çıkacaktı. Çok ilginçtir ki; bu araştırmalarım esnasında birçok kişinin gingko ekstresi kullandığını gördüm. Halbuki bu tip hastalarda ne kadar riskli bir maddedir.

Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkün.

Sana kim tavsiye ediyor? Arkadaşın.

Arkadaşın ne kadar biliyor? Senin kadar.

 

Diğer taraftan doktorlarımızın ve eczacılarımızın piyasadaki her ürünü bilmeleri ve onların endikasyon ya da kontrendikasyonlarına hakim olmaları beklenemez. Dolayısı ile “doktorunuza danışın” ya da “eczacınıza danışın” laflarını ben biraz geyik buluyorum. Yani şöyle olabilir mi? Muayeneye gidiyorsunuz. Kalbinizi muayene ettireceksiniz. Doktora soruyorsunuz.

“Bir arkadaşım Kanada’dan hugala mukaddus kuşunun gagasından yapılmış bir ilaç getirmiş. Kendisi kullanmış ve çarpıntısına iyi geldiğini söylüyor. Bende kullanayım mı?”

Doktorun size ne diyeceğini çok merak ediyorum. Ne diyebilir ki? hugala mukaddus kuşunun gagasından yapılmış bir ilacı nereden bilsin. Hiç işi gücü yokta bu kuşu mu araştırsın. (bu arada böyle bir kuş yok, ben uydurdum).

İnsanımızın bu denli cesur olması karşısında şaşırıyorum. Zararı konusunda gerçek bilgiye sahip olmadan bu maddelerin bedenine girmesine izin vermek çok ciddi cesaret ister.

Sanırım tehdit konusunda algılarımız çok değişik çalışıyor. Üst geçit yerine alttan geçmek ya da bir mobilete 4 kişi binmek, hayatımıza verdiğimiz değerin düşük olduğunu yansıttığını düşünmüyorum. Olsa olsa risk algılamada bir farklılıktır….

 

Son Düzenleme Tarihi: -/-
Homeopatik Tedavi